OKULA BAŞLARKEN…
Okul, çocuğun gelişiminde önemli adımlardan biridir. Okula başlama
çocuk için yeni ve karmaşık bir sosyal çevreye girmek, birey
olarak toplumda yer almak, dış dünyaya açılmaktır. Okul,
sosyalleşme sürecinde ilk toplumsal kurumdur. Burada alacağı
eğitim, çocuğun ruhsal ve toplumsal bakımdan gelişmesini,
kendisini geliştirecek beceriler kazanmasını, toplumla uyum
sağlayabilmesini ve mutlu olabilmesi yolunda gereksinme duyduğu
konuları öğrenmesini sağlayacaktır. Okulların açıldığı ilk günün
hem öğrenciler, hem anne babalar hem de öğretmenler açısından
çok büyük bir önemi ve heyecanlı bir yanı vardır. Biz
eğitimciler özellikle ilk günün öğrencilerimiz açısından mutlu,
keyifli ve eğlenceli geçmesini arzu ederiz. Ancak bazı çocuklar
yeni bir ortama uyum sağlamakta zorlanabilirler ve desteğe
ihtiyaç duyarlar. Bu destek bölümünde anne-babaların da
uygulayabilecekleri bazı önerileri sizlerle paylaşmak istiyoruz.
Bu arada her çocuk ve ailenin de farklı olduğunu, dolayısıyla
her yöntem ve her önerinin bütün çocuklar için uygun
olmayabileceğini unutmamak gerekir. Önerilerden çocuğunuza ve
kendi aile yapınıza uygun olanları değerlendirebilirsiniz.
Aslında uyumla ilgili zorlukların sadece okulun ilk günü
yaşanacağını düşünmemek gerekir. Uyum süreci bazı çocuklarda
okulun ilk gününden önce başlar, okullar açıldıktan sonra 1-2
hafta devam edebilir. Özellikle okullar açıldıktan sonra devam
eden durumlarda sınıf öğretmenleri sizlere yardımcı olacaktır.
EVDE HAZIRLIK…
•
Öncelikle onun duygularının (varsa endişelerinin) doğal olduğunu
kabul edin.
•
Çocuğu okula hazırlayıcı bir ön konuşma yapın.
•
Kendi okul anılarınızdan bahsedebilirsiniz.
•
Çocuğunuz okuldayken diğer aile bireylerinin ne yapıyor olacağını
anlatın.
•
Duygularını paylaşmasını sağlayın.
•
Okulda kullanacağı malzemeleri almak için beraber alışverişe çıkın.
•
Okullar açılmasına yakın uyku saatlerini düzenleyin.
OKULA GELMEDEN…
•
Yatmadan önce ertesi gün yapacaklarınız sırasıyla anlatın.
•
Birlikte güzel bir kahvaltı yapın.
•
Onu çok sevdiğinizi ve onunla gurur duyduğunuzu önemle vurgulayın.
•
Çok sevdiği küçük bir oyuncağı okula getirmesine izin verin.
•
Evden çıkarken çocuğunuza sakin ve mutlu görünmeye çalışın. Olumlu
bir tutuma sahip olun. Kaygınızı çocuğunuza yansıtmamaya
çalışın. Kaygı özellikle ebeveyn ve çocuk arasında bulaşıcıdır.
OKULUN İLK GÜNÜ…
•
Direnç gösterir ve gelmek istemezse duygularını anlamaya çalışın,
onu yargılamayın, gözyaşlarını engellemeyin.
•
Sakin olun, Ona her şeyin yolunda gideceğini, arkadaşlarının ve
öğretmeninin onu sabırsızlıkla beklediğini ifade edin.
•
Okula geldiğinizde beraber tekrar okulu gezin, Ayrılma anını kısa
tutmaya çalışın.
•
Sınıf öğretmenlerinden yardım isteyin.
•Günün sonunda, eve geldiğinde okulda yaşadıklarıyla ilgili onunla
konuşun.
Anne-babaların karşılaştığı sorunlara çözüm önerileri:*
* Nasıl bir ana okulu ?
Günümüzün çocukları, anne ve babaları gibi geniş bir aile yapısı
içinde çok kardeşli ortamlarda değil, genellikle ebeveynlerinin
tek evladı olarak büyüyor. Bu durum birçok ayrıcalığı
beraberinde getirse de tek başına veya iki kardeş büyüyen
çocukların gelişimlerinde birçok sıkıntı yaşanabiliyor.
Sosyalleşmeleri ciddi şekilde sekteye uğrayan bu çocukların
imdadına, okul öncesi eğitim alabileceği ve birçok arkadaşa
sahip olabileceği akranları yetişiyor. İnsan kişiliğinin
oluşmaya başladığı bu yıllarda bilinçli bir şekilde
anaokullarında yetişen çocuklar, paylaşmayı, kendini ifade
etmeyi ve becerilerini geliştirmeyi öğreniyor. Çocuğu okul
öncesi hayata hazırlayan bu kurumların ise doğru seçilmesi
hayati önem taşıyor. Çünkü doğru seçilen anaok. hem çoğunun aile
ortamından sosyal çevreye geçişte yaşadığı adaptasyon
sorunlarını en aza indiriyor, hem de doğru bir eğitim almasını
sağlıyor.
·
Adaptasyon sorunu var. Ne yapmalıyım?
Çocuğun anaok. ortamına
alışması, yeni alışkanlıklara uyum sağlaması, kaynaşmayı
öğrenmesi, kendi ayakları üzerinde durması için belli bir süreye
ihtiyacı vardır. Ailelere bu noktada büyük bir iş düşüyor. Bazı
aileler çocuklarının kendilerine bağımlı olduğunu söyleyerek
anaokuluna vermek istemiyor. Ama burada önemli olan çocuğunuzun
size ne kadar bağımlı olduğu değil, sizin çocuğunuza ne kadar
bağımlı olduğunuzdur. Doğal olarak hayatın ilk yıllarında
çocukla anne arasında duygusal ve fiziksel olarak güçlü bir bağ
oluşuyor. Çocuk kendini annesiyle bir bütün olarak algılıyor.
Böyle bir alışkanlıktan kurtulmak kolay değil. Bu gibi
durumlarda annelere çok büyük görev düşüyor. Anne sakin, sabırlı
ve güvenli olmalıdır. Çünkü annenin tüm duyguları aynen çocuğuna
yansır.
* Çocuğum sık sık hastalanıyor
Bu yaşlar çocukların
hastalıklarla yeni tanıştığı bir dönem olduğu için bu problemi
çok yaşıyoruz. Çocukların anaokullarında eve oranla daha fazla
hastalanmasının birçok nedeni vardır. Okula başladığı yaşa kadar
çocuk çok korunaklı büyütülmüşse, doğal olarak toplu yaşama
geçtiği ilk dönemlerde vücudu zayıf oluyor. Bu nedenle ilk
dönemlerde bu tür rahatsızlıkların yaşanmasını biz normal
karşılıyoruz. Çocukların kolay hastalanmasının bir diğer nedeni
de okul olabilir. Eğer okul iyi ısıtılmıyor, iyi temizlenmiyor,
havalandırılmıyorsa ve yeterli sayıda öğretmen bulundurulmuyorsa
hastalık kaçınılmazdır. O yüzden aileler okul seçerken bu
hususlara da mutlaka dikkat etmelidir.
·
Çocuğum 5 yaşında, bu yıl anaokuluna başlatacağız; ama daha
küçük olduğu için tam gün gitmesini istemiyorum
Bu mantık ve duygular tipik
bir “koruyucu ebeveyn” tavrı. Bazı aileler çocuklarını
kendilerinin olmadığı bir ortamda bırakmaktan çok çekiniyor.
Onlar yokken başlarına bir şey gelmesinden korkuyorlar. Şüphesiz
bir çocuğa en iyi ailesi bakar. Ama bu kaç yaşına kadar bu
şekilde devam edebilir? Ayrıca çocuğunuzun kendine güvenebilmesi
için farklı ortamlara girmesi şarttır. Aileler okulun çocukların
davranışlarını kısıtlayan, onları korkutan değil, tam tersine
onları cesaretlendiren, hayatı öğreten bir ortam olduğunu
düşünmelidir.
* Okul ararken en çok nelere
dikkat etmeliyim?
Mekânlardan önce insanlara
bakmalısınız. Çocuklar mutlu mu? Rahatça iletişim kuruyorlar mı?
Bir telaş ve panik havası var mı? Çocukların hepsi bir yerde mi
(bu yemek, özel bir kutlama, akşam gidiş saatleri gibi, bazı
saatler de olabilir, normaldir)? Her grup ayrı ayrı alanlarda
yaşlarına göre ayrılmış durumda mı? Öğretmenlerin mi yoksa
öğrencilerin mi sesi daha fazla çıkıyor? Okul çok mu sessiz?
Ortalarda başı boş dolaşan çocuklar var mı? Okul müdürü
görevinin başında mı? İnsanlar güler yüzlü mü? Bu ve benzeri
kişi ve ilişkileri incelemelisiniz. Kuşkusuz fiziksel mekân
yeterliliği de çok önemlidir.
* Tatil dönüşlerinde okula giderken huysuzluk yapıyor
Bazı çocuklar kişilik yapısı gereği anne babaya daha bağımlı oluyor. Okulu ne kadar sevse de, ilk tercihi daima ailesiyle kalmak oluyor. Çocuğunuzu bu şekilde kabul edip, her seferinde yeni başlıyormuş gibi düşünün ve kararlı olun.

Ana
Sayfa